Bu sene ayıptır söylemesi ilk defa Avignon Festivali’ne gidiyorum. Edinburgh dahil olmak üzere pek çok festival deneyimim var ama babaların babasını erteledikçe ertelemişim nedense… Aslında festival 7 Temmuz’da başlıyor ve 28ine kadar devam ediyor. Bu süreçte kimler yok ki! Davetli tüm sanatçılar festival web sitesinde aylar öncesinden ilan etti: http://www.festival-avignon.com/en/Artiste/Inv Ama bunun yanı sıra bu senenin “associate artist”i yani özel davetli sanatçısı Simon Mcburney http://www.festival-avignon.com/en/Artiste/Asso
Konuk sanatçı ya da ortak sanatçı da ne demek diyebilirsiniz tabii… Efendim her sene festival direktörleri Hortense Archambault ve Vincent Baudriller festival programını oluşturmadan evvel birlikte çalışacakları ve sanatsal yönelimlerinden yararlanacakları bir tiyatrocu seçiyorlar ve bu sene de bu kişi İngiltere’nin ünlü tiyatrosu Complicite’nin direktörü, aynı zamanda ünlü yönetmen, yazar ve oyuncu Simon Mcburney. Bu köklü tiyatro hakkındaki geniş bilgiye sitelerinden ulaşabilirsiniz. http://www.complicite.org/flash/ Simon Mcburney bu sene Mikhail Boulgakov’un aynı adlı romanından uyarladığı Efendi ve Matilda (Master and Mathilda) adlı oyunu Papa’nın Sarayı adlı devasa bir mekanda sahneleyecek ve sanırım açılış oyunu. Bu oyun ve Simon McBurney hakkında daha detaylı bilgiyi oyunu seyredince vereceğim. Şimdilik 2000 kişilik olduğunu anladığım ve Avignon şehrinin eski bir yapısı olan Cour d’Honneur of the Pope’s Palace dikkatimi çeken özelliklerden biri. 1947den beri Avignon festivali mekanları arasında yer alan mekan aslında bir tiyatro değil ama festival için sahne haline geliyor. http://www.palais-des-papes.com/anglais/courhonneuruk.html Simon McBurney de herşey bir yana sinemadan da tanıyacağınız ünlü bir aktör.
Bu sene her ne kadar festivali izleme şansım olacaksa da ne yazık ki tümünü izleyemeyeceğim. Ancak 7siyle 13ü arasında orada olacağım. Ama kaçıracağım oyunlar dışında yakalayacağım bir sürü oyun ve atmosfer olacak ve bunları buradan sizlere iletmek niyetindeyim. Tabii buna şehrin atmosferi, benim özel deneyimlerim, festivalin kendisi ve aynı zamanda paralel giden ana festivale rakip o müthiş Avignon-off da dahil!
Bilet ve kalacak yer kabusu!
Öncelikle serüvenimin resmen 18 Haziran sabahı saat 10.00da başladığını belirtmeliyim. Bu tarih ve saat biletlerin tüm dünyada satışa sunulduğu an. Ben festival programını hem kendi telefonuma, hem bilgisayarıma indirerek zaman içinde ezberleye durayım nedense biletlerin satışa açıldığı günün sabahı, yazık, insanlara çok yoğunluk olur düşüncesiyle şöyle bir hata yaptım. Biletleri almak için saat tam 10da yani Türkiye saatiyle 11de masa başına, bilgisayar düğmesinin ardına oturacağıma bir 30 dakikalık gecikme yaptım! Artık o 30 dakikada neler olduysa oldu ve benim yaptığım tüm program alt üst oldu! Çünkü bu inanılmaz festival 30 dakika içinde bazı oyunlarını ve gösterilerinin tamamını satmayı başarmıştı. Kendi programımda değişiklik yapmaya adapte olmam için bilgisayar başında soğuk terler dökerken artık zamanla yarışarak, seçtiğim seçmediğim önüme ne gelirse aldım diyebilirim. Yani bütün o ön çalışma, program tetkiki çöp oldu diyebilirim! Tabii tüm bunları bilet opsiyonundaki “profesyoneller” e ait olan bilet alternatifiyle yaptığım için nispeten az bir zararla masadan kalktığımda aşağı yukarı 10 oyuna bilet alabilmiştim.
Derken kalacak yer kabusu başladı ki bunun nedeni de, nedense biletleri alayım da ondan sonra netleştireyim kafasında olduğum için gerçekleşti. Bir de tabii son dakikaya kadar acaba mı soruları vardı kafamda. Programımı, hayatımı, işimi kısacası her şeyi ayarlayabilmem benim için mucizevi bir durumdu ve olan oldu. Kalacak yer bulmak için geciktim!
Yani tek bir otel de mi kalmaz? Bu nasıl bir izdihamdır? Stüdyo kiralayayım desem Avignon’a uzaklık bu kadar mı olur? Ne bu şimdi? diye hayıflana durayım sonunda La Madeleine adlı bir grup stüdyonun olduğu bir işletmesimsi mekanı buldum ve durumun vehametini çakozladığım için acilen yerimi ayırttım. Bu arada bir not olarak kendime ve size söylemem gerekiyor ki o da kulak tıkacı almam gerekiyormuş. Yoksa geceleri uyumak zor olabilirmiş. Sıcak ve gürültülü çılgın bir festival şehrine gidiyorum yani ne eğlenceli! Hatta kalacak yerimi de tam olarak bilmiyorum ne çıkacak! Hadi bakalım! Maceranın sonu yok tabii.
Sonuçta benden size tavsiye şudur; Eğer ileride Avignon Festivaline gidecekseniz biletleri anında ayırtın 1 dakikanın bile önemi var. Kalacak yerinizi en az 5 ay öncesinden ayarlayın. Yoksa ya kazıklanırsınız ya da sokakta kalırsınız. Bir de yanınıza kulak tıkacı almayı unutmayın. Benden size söylemesi.
Şimdilik bu kadar. Bundan sonra yayına devam…